BİST100’de yükselişler 7. İşlem gününe taşındı !

Küresel piyasalarda korona virüs salgını kapsamında artan normalleşme adımları ile piyasalardaki risk iştahı yüksek seyrederken, BİST100 endeksi yüzde 0,4 artışla günü 105.359 seviyesinden kapadı.  ABD ile Çin arasında artan gerilim risk iştahı üzerinde olumsuz etki yaratırken, dün ABD endeksleri günü bir miktar satıcılı bitirdi. Endekslerdeki bu zayıflama daha çok ABD Başkanı Trump’ın, Çin ile ilgili “mutlu olmadığını” belirtmesi sonrasında gerçekleşti. Bu kapsamda Dow Jones endeksi yüzde 0,6, S&P 500 endeksi yüzde 0,2 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,5 oranında değer kaybı gerçekleştirdi.

Özellikle yeni bir ABD-Çin gerilimi endekslerdeki alımların yerini tekrardan geri çekilmelere bırakmasına yol açabilir. ABD’de dün açıklanan ilk çeyrek büyüme verisi yüzde 5 ile beklentilerin üzerinde bir daralmaya işaret ederken, işsizlik maaşı başvuruları ve konut satışları verilerindeki negatif görünüm de piyasalardaki risk algısını tekrardan gündeme getirdi.

Yurtiçine baktığımızda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında kontrollü normal hayatın başladığını ve 1 Haziran itibarıyla Türkiye’de birçok kısıtlamaların kaldırılacağını açıkladı. Seyahat yasağının kalkacağı öncelikli olarak dile getirilirken, 1 Haziran’dan itibaren belirlenecek kurallar çerçevesinde restoran ve kafelerin açılacağı belirtildi. Ayrıca 65 yaş üstü ve 18 yaş altı hariç sokağa çıkma yasağının da sona erdiği açıklandı.

Bugün ise piyasalar veri akışı açısından sakin, yurt içinde ise ilk çeyrek büyüme verisi takip edilecek. Ayrıca ABD’de Başkan Trump’ın basın toplantısı gerçekleştirmesi beklenirken, Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmanın seyri piyasalarda büyük merak unsuru oluşturuyor.

Yukarı yönlü eğilimini üst üste 7’nci işlem gününe taşıyan BIST 100 endeksi, gün içinde 106.000 seviyesine yönelik atak oluştursa da bu seviye üzerine daha tırmanabilmiş değil. Ancak fiyatların 105.000 seviyesi üzerine yerleşmesi ister istemez yükseliş potansiyelinin devamı açısından pozitif sinyal üretiyor. Bu sabaha ABD ve Avrupa piyasalarının vadeli görünümünde bir miktar satıcılı başlaması endeksinde yeni güne hafif kar realizasyonları ile başlamasına yol açabilir. Diğer taraftan Dolar/TL’de meydana gelen 6,82 seviyesine yönelik atakların da endeks yükselişlerini bir miktar baskılaması beklenebilir. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde yükselişleri 106.000 ve 108.300 direnç seviyelerinin aşılmasına bağlı olarak takip ediyoruz. Ancak olası bir kısa vadeli çözülmede ise ilk destek noktası olarak 103.300 desteği takip edilmekte.

Dow Jones Endeksi 25.000 Direncini Aştı !

Dünya genelinde korona virüs salgını ile ilgili olarak tedbir önlemleri gevşetilirken, hükümetlerin atmış olduğu normalleşme adımları piyasalardaki risk iştahının artmasına yol açıyor. Böylelikle endekslerin genelinde alıcılı bir seyir gözlemlenirken, Dow Jones endeksinin yüzde 2,2 artışla 25.548 seviyesinde 12 haftanın yükseğine tırmandığını görüyoruz. ABD ve Çin arasındaki gerginliğin Hong Kong özerkliği hususunda artış göstermesinin Çin piyasalarındaki zayıflığı bir miktar tetiklediği görülmekte. Çin, Hong Kong Güvenlik Yasasını onaylarken, ABD Hong Kong’un artık özerk olmadığını ve bu yasanın ticari statüyü de kapsayan bazı yaptırımları tetikleyebileceğini belirtmesi dikkat çekiciydi. Bu gibi gelişmelerin risk iştahı üzerindeki zayıflatıcı etkisiyle endekslerin bugünkü seans içi yükselişlerinde bir miktar ivme kaybetmesi beklenebilir.

ABD tarafına bakacak olursak, makroekonomik verilerin seyri korona virüs faturasının ağır olacağına işaret ederken, dün yayımlanan Fed’in Bej Kitap Raporu’nda ise salgın nedeniyle kapanan işletmelerin yeniden açılmasıyla genel ekonomik faaliyetin toparlanacağını ancak bu toparlanma hızına ilişkin pek iyimser olmadığı açıklandı. Ekonomik görünüme ilişkin belirsizliklere değinilmesi sonrasında endekslerdeki yükseliş bir miktar zayıflasa da genel fiyatlamaların ekonomilerin açılmasına bağlı olarak pozitif seyrettiği söylenebilir.

Dow Jones endeksi içerisinde sektörel olarak baktığımızda, tüm sektörler pozitif görüntü ile günü tamamlarken, finans sektörü yüzde 2,2, sanayi sektörü yüzde 3,8 oranında değer kazanımı elde etti. Endeks içerisinde en az değer kazanan sektörler içerisinde enerji sektörü yüzde 0,7 oranında artışla yer aldı. Şirketler bazında bakacak olursak, Goldman Sachs yüzde 6,9 oranında değer kazanırken, JP Morgan yüzde 5,8, Caterpillar yüzde 4,3, 3M hissesi ise yüzde 4,0 oranında artış gösterdi. Endeks içerisinde Walmart, Pfizer ve Visa hisseleri haricinde tüm şirketler günü değer kazancıyla tamamladı.

Dow Jones endeksin içeriğine bakacak olursak, fiyatların 25 bin sınırını aşarak yükselişlerini 25.550 seviyesine dek taşıdığı görülüyor. Endeksin alım potansiyelinin devamında 200 günlük üssel hareketli ortalama seviyesi olan 26.300 direncini aşmasıyla yükselişlerine hız kazandırması beklenebilir. Bu seviyenin de aşılmasıyla 27.000 bin seviyesi bir sonraki hareket alanı olarak takip edilebilir. Olası bir kar realizasyonunda ise endeksin geri çekilmelerini 25.230 desteği çerçevesince takip ediyoruz.

Ons Altın 1700 Seviyesinden Dönüş Gerçekleştirdi !

Tüm dünya genelinde korona virüs salgını ile ilgili olarak normalleşme adımları sürerken, endekslerin artan risk iştahı ile alıcılı görünümü arttırdığı görülüyor. Böylelikle baskı unsurlarının arttığı Ons Altın fiyatlarında bir miktar geri çekilme hareketi oluşurken, fiyatların psikolojik 1700 seyrini koruması düşüşlerin sınırlı kalacağı yönünde oluşan algıyı güçlü tutuyor. Diğer taraftan ekonomilerin yavaş yavaş toparlanma gösterecek olması risk iştahı üzerinde pozitif fiyatlama yaratırken, diğer yandan ABD ve Çin ile ilgili olarak oluşabilecek siyasi gerilim olasılığı hala gündemde. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın Çin ile ilgili bu zamanki en büyük adımı duyuracaklarını açıklaması piyasalarda bir miktar merak unsuru oluşturdu. Ayrıca ABD yönetimi, Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde hükümet karşıtı gruplarla mücadeleyi güçlendirmek için yeni güvenlik yasası çıkarma girişimine tepki gösterdiğini açıkladı. Bu gibi gelişmelere rağmen bu sabaha piyasalar risk iştahı oldukça yüksek başladı. ABD’de S&P500 endeksi başta yüzde 1,5 artışla yükselişlerine hız kazanırken, Avrupa piyasalarında da alıcılı bir görüntü hakim. Ancak Dolar tarafındaki hafif geri çekilme potansiyeli Ons Altın fiyatlarındaki düşüşleri sınırlı kılmaya devam ediyor.

ABD’de dün yayınlanan Fed’in Bej Kitap Raporu’nda salgın nedeniyle kapanan işletmelerin yeniden açılmasıyla genel ekonomik faaliyetin toparlanmasının beklendiği belirtilirken, ekonomilere ilişkin görünümün son derece belirsiz olduğuna da dikkat çekildi. Ayrıca ekonomilerdeki toparlanma hızı konusunda kötümser olunduğuna işaret eden Fed Bej Kitap Raporu’nun akabinde değerli metaldeki alım potansiyeli bir miktar tetiklendi. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin de yüzde 0,69 seviyesinde seyrini sürdürmesi piyasalarda güvenli liman talebinin hala istenen düzeyde artmadığına işaret ediyor.

Ons Altın fiyatları açısından büyük önem arz eden psikolojik 1700 eşiğinden dönüş gerçekleştirerek alım potansiyeline ivme kazandırmış olan değerli metalde yukarı yönlü ataklar nispeten zayıf. 1720 seviyesi civarında fiyatlanan değerli metalin 1725 ve 1747 dirençlerini aşması mümkün olmadıkça yükseliş eğiliminde sınırlı kalması beklenebilir. Aşağıda ise 1675 desteği düşüşlerin devamı açısından ana eşik seviye olarak güncelliğini korumaya devam etmekte.

Gram Altın Kritik 375,0 Desteğini Esnetti !

Yeni haftaya kritik 6,75 seviyesinde tutunmaları ile başlayan Dolar/TL’de düşüş eğilimi bir miktar sınırlı kalırken, küresel piyasalarda gözle görülür bir biçimde artan risk iştahı sonrasında Ons Altın fiyatlarında geri çekilme potansiyeli arttı. Böylece Gram Altın fiyatlarında 375,0 seviyesi altı fiyatlama oluşsa da yeni günde fiyatların 367,0 desteğinden dönüş gerçekleştirme çabası içerisine girdiği görülmekte. Özellikle gerek Dolar/TL’de oluşan düşüş eğilimi gerekse piyasalarda azalan güvenli liman talebi ile zayıflayan Ons Altın’ın Gram Altın fiyatlarında kritik 375,0 seviyesinin geçilmesine yol açması düşüş hareketine hız kazandırmıştı. 

Piyasalardaki artan risk iştahı ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin de tekrardan yüzde 0,70 seviyesine yerleşerek güvenli liman talebinin zayıfladığına işaret etmesi sonrasında değerli metalde geri çekilme potansiyeli hız kazandı. Diğer taraftan zayıf dolar etkisinin de Ons Altın üzerindeki düşüşleri sınırlayıcı etkisi yakından hissediliyor. Özellikle korona virüsü tedbir önlemlerinin gevşetilmesi ile ekonomilerin açılmaya başlanması sonrasında risk iştahındaki artış tetiklendi. 

Dolar varlıklarının risk iştahında meydana gelen primlenme ile düşüşlerine hız kazandırmasının akabinde kurda düşüş hareketi hız kazandı. Ayrıca Türk Lirası, TCMB’nin bugün bankalara gönderdiği talimatla, Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası’nda geleneksel yöntemle gerçekleştirilen swap ihalelerinin limitini yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkardı. Diğer taraftan yabancı merkez bankaları ile gerçekleştirilmesi beklenen swap anlaşması ihtimalinin de Türk Lirası üzerinde pozitif etkisi hissediliyor. 

Bu gelişmelerin akabinde uzun süredir önemli bir takip noktası olarak takip ettiğimiz 375,0 seviyesi altı fiyatlamaların Gram Altın’daki düşüş potansiyeli açısından belirleyici olduğu söylenebilir. Gram Altın’ın yaklaşık 50 günlük üssel hareketli ortalama seviyesi 367,0 eşiğini esneten değerli metalin tekrardan bu seviye üzerine yerleşmesi mümkün olursa 397,0 direncine yönelik yukarı yönlü potansiyel oluşabilir. Özellikle bu seviye Gram Altın’ın rekor direnç seviyesi olması açısından aşılması ile birlikte yeni bir rekor seviyenin tazelenmesine yol açabilir. 375,0 seviyesi altı görünümün yoğunlaşmasına bağlı olarak ise düşüşleri 350,0 desteği çerçevesince takip ediyoruz. 

 

Dolar/TL Kritik Destek Eşiğini Kırdı !

Yurt içinde, 4 günlük tatil sonrasında piyasalarda artan risk iştahı ile birlikte Dolar varlıklarında yaşanan değer kaybı kurda 6,75 seviyesi altı kapanışların yaşanmasına yol açtı. Küresel endeksler Kovid-19 salgınına ilişkin endişelerin azalması ve dünya ekonomilerinin yeniden açılmaya başlanması için atılan adımlarla yükselişlerine hız kazandırdı. Salgın nedeniyle hayatını kaybedenler devam etse de vaka sayılarında meydana gelen azalış ve ölüm artış hızındaki düşüş eğilimi dünya genelinde karantina tedbirlerinin kademeli olarak kaldırılmasına yol açtı. Böylece piyasalarda azalan tedirginliğin de daha önce nakit tutma ihtiyacı ile dolara olan talebi zayıflatarak Dolar/TL’de 6,72 seviyesine varan oranda geri çekilme hareketi yarattı. 

Yurtiçine bakacak olursak, TCMB’nin Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası’nda geleneksel yöntemle gerçekleştirilen swap ihalelerinin limitini yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkarması sonrasında Türk Lirası üzerinde hareketlilik artmıştı. Bayram tatilinden çıkan piyasalarda özellikle dışardaki olumlu görüntü nedeniyle yeni haftaya pozitif başlangıç gerçekleşebilir. Bu kapsamda Türk Lirası’nın gelişmekte olan ülke para birimleri içerisindeki pozitif ayrışımı sürmeye devam ediyor. Bir diğer dikkat çeken gelişme ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Arasında İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması”nın Kovid-19 salgınının ekonomide yarattığı kırılganlığın tekrardan toparlanmasına yol açacak güçlü bir gelecek planı yapıldığını belirtti.  Bu adımı KKTC ilr birlikte atmaya kararlı olduklarını ve bu kapsamda Türkiye’nin KKTC’ye 2,3 milyar TL destek sağladığını dile getirdi. 

Dünya merkez bankaları ile devam eden swap görüşmelerinden ise döviz rezervlerinin güçleneceği ECB ve Fed gibi büyük kurumlarla anlaşma sağlanabilinmiş değil. Ancak bu ihtimalinin hala masada olmasının da Türk Lirası üzerindeki pozitif etkileri hissediliyor. Özellikle Avrupa’da ekonomilerin normale dönme sürecinin Türkiye’deki sanayi şirketleri açısından pozitif bir gelişme olduğu söylenebilir.  Dolar/TL’nin teknik görünümüne değinecek olursak, fiyatlar bir süredir takip ettiğimiz 6,75 seviyesi altına gerilese de bu seviye altı kapanışlarında başarılı olamaması halinde toparlanmaları 6,80 seviyesi çerçevesince takip ediyoruz. Özellikle 6,80 seviyesi üzeri kapanışlar kurda kademeli olarak 6,90-7,00 seviyesine yönelik atakları beraberinde getirebilir. Aşağıda ise olası bir gevşeme potansiyelinde ise 6,60 desteğini öncelikli olarak izliyoruz. 

 

GBPUSD Paritesinde Düşüşler Derinleşecek Mi ?

İngiltere’de Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 36 bin kişiyi aşarken, ülkede 20 dakikada sonuç veren korona virüs testlerinin denenmeye başlandığı açıklandı. Avrupa Birliği ile ingiltere arasındaki Brexit müzakereleri ile ilgili olarak Avrupa Birliği Brexit Başmüzakerecisi Barnier iyimser olmayan beklentilerini paylaşırken, bu gelişme Sterlin tarafında bir miktar tansiyonu arttırdı. Diğer taraftan İngiltere ABD ile ticaret görüşmelerinin ikinci aşamasının 15-26 Haziran tarihi içerisinde gerçekleşeceğini açıkladı. 

İngitere’de Uluslararası Ticaret Bakanlığı, Avrupa Birliği’nden ayrılması sonrasında gümrük vergilerinin indirilmesi yönelik bir planı olduğunu açıkladı. Bu vergi indirim planının açıklanması sonrasında Sterlin varlıkları üzerinde oluşan değer kazanımı paritede yukarı yönlü eğilimi desteklese de açıklanan makroekonomik verilerin akabinde paritedeki yükselişler kalıcı olamadı.  

İngiltere’de işsizlik oranı bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,9’a yükseldi. Bu artış yaklaşık 50 bin kişiye işaret ederken, işsiz sayısı 1 milyon 350 bine ulaştı. İngiltere’de Nisan ayı tüketici fiyat endeksi ise yüzde 0,2 daralma ile beklentilerin üzerinde bir zayıflığa işaret etti. İngiltere imalat PMI rakamı Mayıs ayında 40,6 ile beklentileri aşarken, Hizmet PMI rakamı 27,8 ile sınırlı bir oranda artış gösterdi. İngiltere’de Nisan ayı perakende satışları ise yüzde 18,1 ile beklentilerin oldukça üzerinde daralma gösterdi. 

ABD tarafına bakacak olursak, işsizlik maaşı başvurularında meydana gelen 2 milyon üzeri artışla beraber ikinci el konut satışlarının yüzde 17,8 oranında daralma gösterdi. Ancak bu verilerdeki zayıflığa rağmen ABD Başkanı Trump’ın korona virüsünü yaymakla suçladığı Çin’e ağır eleştirilerde bulunması sonrasında piyasalarda ABD-Çin ticaret endişesi tekrardan alevlendi. Böylece artan risk unsurları ile beraber Dolar’a olan talebin tetiklenmesi ile paritenin dolar baskısı ile geri çekilme potansiyelini sürdürdüğü görülüyor.

GBPUSD paritesinde fiyatların 50 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 1,2275 noktası altında seyretmesi geri çekilme potansiyelinin devamı açısından önem arz ediyor.  Özellikle paritede 1,2115 desteğinin kırılması ile düşüşlerin 1,20 destek eşiğine dek sürmesi beklenebilir. Ancak 1,2175 seviyesi civarında fiyatlanan paritede oluşabilecek bir toparlanmada ise yükselişleri 1,2375 direnci çerçevesince takip ediyoruz.

GBPTRY’de TCMB Etkisi Sınırlı Kaldı…!

İngiltere’de korona virüs salgını ile ilgili olarak mücadele kapsamında alınan tedbirler gevşetilirken, makroekonomik verilerin ekonominin toparlandığına işaret etmesi sonrasında Sterlin varlıkları pozitif bir görüntü içerisinde yer aldı. Özellikle bugün açıklanan İmalat PMI rakamı 40,6 ile beklentileri aşarken, Hizmet PMI tarafı 27,8 bir hafif yukarı yönlü ivme yakaladı. Ayrıca İngiltere’de Brexit anlaşmasının ardından gümrük vergilerini indirmeye hazırlandığını açıklaması da Sterlin tarafındaki kazançlı görüntüyü arttırdı. Ancak Avrupa Birliği’nin Brexit’in anlaşmalı bir şekilde gerçekleşeceğine ilişkin iyimser beklentileri olmadığını açıklaması Sterlin tarafındaki alıcılı görüntüyü bir miktar bozguna uğratıyor. 

Yurtiçine bakacak olursak, TCMB yılın dördüncü toplantısında faiz indirim döngüsünü sürdürerek faizleri beklentilere paralel 50 baz puan düşürdü.  Böylece politika faizini yüzde 8,75 seviyesinden yüzde 8,25 seviyesine düşüren TCMB’nin bu kararı ile beraber açıklanan karar metninde küresel ekonomideki toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin arttığına ve ülkelerin attığı normalleşme adımları izlendiği belirtildi. Ayrıca iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın Nisan ayında belirginleştiğine dikkat çekilirken, Mayıs ayının ilk yarısına ilişkin kısmi normalleşme adımlarıyla birlikte iyimser beklentilerin arttığı belirtilmiş. Bir diğer dikkat çeken açıklama ise Türk lirasında gözlenen değer kaybına karşın, başta ham petrol fiyatları olmak üzere uluslararası emtia fiyatlarındaki düşüşün enflasyon görünümünü olumlu etkilemesi ile faiz kararının desteklendiği belirtilmekte. TCMB’nin faiz indirim kararı sonrasında özellikle ölçülü bir faiz indirim vurgusunda bulunmaları sonrasında Türk Lirası varlıkları üzerinde hafif değer kazanımı meydana geldi. Ancak bu harekete karşın GBPTRY paritesinin 8,30 seviyesi sınırında fiyatlamalarını sürdürdüğü görülmekte. 

GBPTRY paritesinde fiyatların 50 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 8,34’ün altına sarkmış olması düşüş sinyali açısından belirleyici olduğu söylenebilir. Bu seviye altında ise ilk olarak 100 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 8,0850 desteğini takip ediyoruz. Ancak Sterlin tarafındaki primlenmenin korunmasına bağlı olarak oluşabilecek bir primlenmede ise paritenin ana direnç noktası olarak 8,50 seviyesi göz önünde bulundurulabilir. 

 

Dünya genelinde Kovid-19 salgınında vaka sayısı 5 milyonu geçerken, hayatını kaybedenlerin sayısı 327 bin kişiye ulaştı. Ancak vaka sayılarında meydana gelen ivme kaybı endekslerdeki yükseliş potansiyelini tetikliyor. Daha önce Moderna şirketinin bulduğu bir aşının etkinliği üzerine bir miktar beklenti oluşurken, aşının gerekli sonuç için yetersiz kaldığının belirtilmesi sonrasında endekslerde bir miktar tansiyon oluşmuştu. Ancak hükümetlerin yavaş yavaş korona virüs tedbirlerini gevşeterek ekonomilere hız kazandırması sonrasında endekslerde tekrardan alım potansiyeli artış gösterdi.

ABD’de perakende sektörü şirketlerinin ilk çeyrek finansallarında beklentilerin üzerinde bir görünüm sergilemesi sonrasında dün ABD’de endeksler günü pozitif bölgede kapadı. Dow Jones endeksi yüzde 1,52, S&P500 endeksi yüzde 1,67 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,08 oranında değer kazandı. Avrupa’da da karantina tedbirlerinin adım adım kaldırılması sonrasında endekslerde alıcılı görünüm artış gösterirken, DAX endeksi yüzde 1,34 oranında değer kazanarak yükselişini üst üste 4’üncü işlem gününe taşıdı.

Dün Fed’in açıkladığı bir önceki toplantının tutanaklarında ise, ABD ekonomisini desteklemek için amacıyla katılımcıların Fed’in bu zorlu dönemde tüm araçlarını kullanmaya ve bu durumu ekonomi toparlanana kadar sürdürmeye kararlı olduğu belirtildi. Merkez bankasının para politikasını koşulsuz destekleme sözü sonrasında endekslerdeki alıcılı görüntü artış gösterdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ise Kovid-19 salgınında ekonominin iyileşmesi için Fransa’yla ortaklaşa Avrupa içinde 500 milyar Euro’luk bir yeniden yapılanma fonu üzerine anlaştıklarını duyurması oldukça pozitif bir gelişmeydi. Avrupa Birliği Komisyonu ayrıca korona virüs nedeniyle bütçe açıkları ve kamu harcamaları gibi birlik mali kurallarına uymayan ülkelere yönelik disiplin süreci başlatılmayacağını belirtti.

DAX endeksinin içeriğine bakacak olursak, on sektörün dokuzunda değer kazancı yaşandığı görülüyor. Bilgi teknolojileri sektörü yüzde 2,6 oranında değer kazanımı elde ederken, şirketler bazında Fresenius yüzde 7,2, Infineon yüzde 4,2, Wirecard yüzde 4,1 oranında değer kazancı elde eden önemli şirketler oldu.

DAX endeksinin teknik görünümünde ise, 11.223 seviyesine dek yükselişlerini sürdüren endeksin 11.680 direncini aşması ile yukarı yönlü eğilimine hız kazandırması beklenebilir. Özellikle bu seviye ile beraber endekste yukarı yönlü trend eğilimi kapsamında 12.000 seviyesi üzeri kapanışlar gerçekleşebilir. Olası bir kar realizasyonunda ise aşağıda 10.500 desteğine dikkat etmekte fayda var.

İngiltere’de korona virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 26 bin 97’ye ulaştı. İngiltere  Dışişleri Bakanı Dominic Raab ülkede 2 Mart ile 28 Nisan tarihleri arasında hastane dışında korona virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 811 kişi olduğunu açıkladı. Bakan ayrıca bugünden başlayarak açıklanan günlük ölüm sayılarına hastane dışı ölümlerin de dahil olacağını belirtti. Ayrıca İngiltere ve Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında Raab, pozisyonumuz Brexit geçiş sürecinin bu yılın sonuna kadar sonlanması yönünde olduğuna yönelik açıklama gerçekleştirdi. Bu gelişmelerin akabinde Sterlin varlıkları üzerinde oluşan değer kaybına rağmen Fed’in para politikası toplantısında ekonomik görünümün zayıflayacağına değinilmesi sonrasında dolar varlıklarında meydana gelen değer kaybı Sterlin tarafını rahatlattı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ABD’ye tıbbi malzeme yardımıyla birlikte ABD Başkanı Trump’a mektup gönderdiğini açıkladı. Erdoğan mektupta, bu mütevazi yardımın mücadeleye destek ve hastalığa yakalanan vatandaşların sağlığına kavuşmasına katkı sağlamasını dilediğini ifade ettiğini belirtti. Diğer taraftan Türkiye Nisan ayı ekonomik güven endeksi 51,30 ile bir önceki ayın oldukça altında açıklandı. 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal yılın ikinci enflasyon raporunu sanal ortamda gerçekleştirirek 2020 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 8,2’den yüzde 7,4’e düşürdüklerini açıkladı. 2021 yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 5,4 seviyesinde sabit kaldı. Uysal, korona virüs salgınının küresel finans krizinden daha derin ekonomik etkileri olduğunu belirtti. Ayrıca enflasyon raporunda son dönemde Türk lirasında gözlenen değer kaybına rağmen uluslararası emtia fiyatlarındaki keskin düşüşlerin enflasyon görünümüne olumlu yansıdığı belirtildi. Bu açıklamaların akabinde Türk Lirası’nda bir miktar değer kazanımı meydana geldi.

GBPTRY paritesinin teknik görünümüne bakacak olursak, 8,75 seviyesine yönelik atak içerisine giren paritede yükselişlerin bu seviye üzeri kapanışla hız kazanması beklenebilir. Özellikle bu kapsamda 9,00-10,0 bandı paritenin bir sonraki yükseliş hareketini destekleyecek önemli bir direnç bölgesi olarak önem arz ediyor.  Paritede oluşabilecek bir kısa vadeli geri çekilme hareketinde ise 8,50 ana destek noktası olma görevini koruyor. 

TCMB Başkanı Murat Uysal yılın ikinci enflasyon raporunda enflasyonun yıl sonunda % 7,4 , 2021 yıl sonunda % 5,4’e gerileyeceğini söyledi. Bir önceki raporda 2020 enflasyon tahmini % 8.2 iken 2021 yılı tahmini % 5.4 idi. 

 
TCMB Başkanı Murat Uysal 2020 yılı gıda enflasyonun % 9.5 olacağını öngördüklerini enflasyonda tahmin belirsizliğinin arttığını dile getirdi. 
 
Başkan, salgının hızla yayılmasının küresel iktisadi faaliyetin sert biçimde daralmasına neden olduğunu,  sosyal yaptırım tedbirlerinin yani kafe, bar, restaurant gibi işletmelerin kapanmasının hizmetler sektörünün zayıflamasına neden olduğunu imalat sanayinin de bu yavaşlamaya eşlik etmesinin muhtemel göründüğünü söyledi. 
 
Salgının küresel finansal krizden daha derin ekonomik etkileri olduğunu ifade eden Uysal,  verilerin 2. çeyrekte büyüme tarafında belirgin bir düşüşe işaret ettiğini belirtti. 
 
Swap görüşmelerine ilişkin gelen sorulara mevcutların dışında daha fazla Merkez Bankasıyla  görüşmelerin devam ettiğini dile getirirken “Somut neticeler ortaya çıktıkça paylaşacağız” yorumunu yaptı.
 
Örtülü bir şekilde kurun 7.00 TL seviyelerinde sabit tutulmasına ilişkin gelen sorulara ise kur hedeflerinin olmadığını kurdaki değer kaybının yurt içinden değil küresel bazda gelişmekte olan sermaye çıkışlarından kaynaklandığının altını çizdi. bu süreçte reel sektörün döviz risklerini azalttığını ve kur seviyesiyle ilgili bir savunma mekanizmalarının olmadığını vurguladı.